ABD’si, AB’si, Rusya’sı, AKP’si, PKK’sı, Yunan’ı, Ermeni’si tek bir koro olmuş “Kürt açılımı” diye tutturuyorlar! Buna sözde aydın olan ama gerçekte karanlıkta yaşayan İnsanları da katabiliriz.
Peki bizden gerçekte ne istiyorlar? Diyorlar ki Türkiye Kürtlere baskı uyguluyor, haklarını vermiyor. Bu ülkede bugüne kadar Türk’e hak olup da Kürt’e yasak olan ne var? Başbakan olabiliyorlar, Cumhurbaşkanı olabiliyorlar, siyasi parti kurabiliyorlar, Meclis’te yıllardır tonla milletvekilleri var. Hatta Türk’ün arkasında olmayan büyük güçleri de var: Amerikası, Avrupası, Rusyası, Yunanistanı, Ermenistanı hep arkalarında.
Bu ülkelerin amacı aslında Kürtlere yardım etmek değil ki. Güneydoğu’da bir Kürdistan, Doğu Anadolu’da bir Ermenistan, Karadeniz’de Pontus, İstanbul’da Bizans, İzmir’de Yunan devleti kurmak. Yani Sevr’i gerçekleştirmek!
Bizi yöneten kişiler her fırsatta bu savaşı bitirelim diyor. Ne savaşı? Savaş devletler arasında olur. Karşımızda devlet var mı? Yokkkk. Devlet büyüklerimizin ağzında ikide bir şu laflar çıkıyor. Ne diyor, bizim için önemli olan anaların ağlamaması... Hangi analar ağlamasın? Kahraman DİLLİ, Erdal KURTOĞLU, Hüseyin ÇATALBAŞ, Gürhan YARDIM’ın annesi ile eşkıya başının, dağdakilerin annelerini bir kefeye mi koyuyorsunuz? Şehit olanların anneleri oğullarını askere gönderirken vatanı korumak için gönderdiler. Dağdakilerin anneleri çocuklarını dağlara ise vatanı bölmek için gönderdiler. Hiç bunlar bir olur mu? Bu ülkeyi bölmek için uğraşanların anneleri bırakın kıyamete kadar ağlasınlar. Şu sıralar her gün asker uğurluyoruz güle oynaya. Biz analar artık ağlamak istemiyoruz ağlamak için göndermiyoruz onları askere, devlete teslim ediyoruz, Sahip çıkmalı askerine. Bu gözyaşı bitsin artık yoksa yerini kin ve nefrete bırakacak . Bizler şehitlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz ki. Başkaları ölen teröristlerin isimlerini sokaklara, caddelere koymaya başladılar. Ülkemize Habur’dan giriş yapanlara sanki kahramanlar gibi günlerce gezdirdiler. T.C. hakim ve savcıları da ayaklarına kadar giderek pişman olmayan bu kişileri serbest bıraktılar.Sanki bir örgüte değil de yurt dışına gezmeye gitmiş gibi davrandılar.
Peki bu açılımla ne olacak? Bizim 30 bine yakın şehit verdiğimiz bir davada biz teröristlerle birlikte mi yaşayacağız? Elbette hayır!. Akan kan dursun mu? Hayır durmasın! Gerekirse hepimiz kanımızı bu yurt için veririz ama hainlerle barışmayız! Bu yurdu savunurken, halkını savunurken, karakolunu savunurken, okulunu savunurken, hastanesini savunurken öldürülen asker, polis, öğretmen, hemşire şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız.Ne onları nede onların ailelerini.
Bu ülke Kurtuluş Savaşı öncesinde nasıl ki ABD,İngiliz mandalığını kabul etmeyip yokluk içersinde düşmanla savaşıp bir karış toprağı düşman işgaline bırakmamışsa şimdi de bırakmaz. Bizim bin yıldan beri kardeşçe yaşadığımız Kürt kardeşlerimizle bir problemiz yok. Onlarda öyle söylüyorlar. Problemimiz ülkeme göz koyanlarda. Bizler bizi yönetenlerden ülkemizdeki insanların mutlu olacağı, ülkeyi ayrımcılığa değil bütün olmaya yarayacak icraatlar bekliyoruz. Bu ülkenin hayrına olmayan hiçbir açılımı kabul etmiyoruz. Bana sorarsanız umutlu musunuz bu yöneticilerden diye hayır cevabını veririm. Daha önceleri şehitlerimize “KELLE”, eşkıya başına “SAYIN APO” diye seslenen birilerinden hiç umudum yok.
Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.