10 Ağustos 1998 tarihinde Arslan Özdemir'in sahipliğinde ve benim Genel Yayın Müdürlüğü'nde yayın hayatına başlayan Yeşilkıyı gazetesi, 15 Şubat 2010 tarihinden itibaren el değiştirdi.
Yaklaşık 13 yıldır hizmet verdiğim Yeşilkıyı gazetesini, bundan böyle sahibi ve yazı işleri müdürü olarak devraldım. Yeni yayın dönemi tüm Yeşilkıyı okuyucularına hayırlı, uğurlu olsun.
Yeşilkıyı gazetesi önümüzdeki Mart ayından itibaren Şalpazarı ilçesine yeniden yayına hazırlanıyor. Uzun yıllar bu ilçeye abone şeklinde yayın yapan Yeşilkıyı gazetesinin haber, reklam ve dağıtım işlerini üstlenen Şalpazarlı kardeşimiz Halil Özcan, bundan böyle sizlerle birlikte olacak. Şalpazarılılar 'ın bu kardeşimize destek vereceklerine inancım tamdır.
SINIF BİRİNCİLERİNİ TANITIYORUZ
Değerli okuyucular,
12 yıldır ilk defa sınıflarında birinci olan liseli öğrencilerimizi tanıtmak için bir sayfamızı bu öğrencilerimize ayırdık.
Belki bugün onlar için bu sayfa bir değer taşımayabilir ama, 20-30 yıl sonra bu sayfa onlar için çok şey ifade edecektir. İlk olarak Anadolu Öğretmen Lisesi, Atatürk Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi ile başladık. Her sayı kaç lisemiz sayfamıza sığıyorsa yer vermeye çalışacağız. Liselerimizdeki bütün sınıf birincilerini tanıtacağız.
ŞİİR YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ NİSAN’DA
Bu arada merak edenler için söyleyelim. Liseliler arası düzenlediğimiz Beşikdüzü konulu şiir yarışması ödül töreni bir aksilik olmazsa 23 Nisan 2010 Cuma günü öğleden sonra Anadolu Öğretmen Lisesi Çok Amaçlı Salonunda yapılacaktır.
Biz ne söz vermiş, ne demişsek arkasındayız. Bu tarihe bırakmamızın asıl sebebi günlerin biraz daha uzayıp, akşama kalmadan töreni gündüz yapmak istememizden kaynaklanmaktadır.
BEŞİKDÜZÜ’NDE NELER OLUYOR?
2010 yılı Beşikdüzü için hiç de iyi gelmedi. Halka verilen hizmet kapıları bir bir kapatılıyor veya kapatılmak isteniyor.
İlk olarak Telekom Şefliği sessiz sedasız kapatıldı. İktidar bir hizmet getirse hemen bunu basına duyururdu. Bu kapama olayında hiç sesi çıkmadı.
Arkasından Kadastro Müdürlüğü kapatılacaklar arasında olduğu söyleniyor. Eski siyasetçilerden Kemal Gözaçan'ın dediği gibi yine ne iktidarın ne de muhalefetin sesi çıkmıyor.
Yıllardır Adliye Sarayı yapılacak denilmesine rağmen bir arpa boyu kadar yol alınamadı. Arsası hazır. Ancak, bu yılda programa alınmazsa Adliye Sarayı işi tarihe karışacak. Bu konuda da iktidarın ne yaptığı bilinmiyor. Hiçbir açıklama yok.
Organize Sanayi diye yıllarca çırpınıp durduk. Gelinen noktada bazı fabrikalar yavaş yavaş açılıyor. Ancak, bize gelen bilgilere göre, her fabrika patronu kendi işçisiyle oraya geliyor. Ya da kendi ilinden, ilçesinden işçi alıyor.
Hani burada Büyükliman havzasındaki işsizler çalışacaktı? Bu gidişle bu sanayinin de Beşikdüzü'ne bir faydası olmayacak. O nedenle Vakfıkebirliler bizim organize sanayimiz niye yapılmıyor diye de fazla çırpınmasınlar.
Beşikdüzü’ne geldi de ne oldu?
Bölgemizin insanı buralarda çalışmayacaksa bize ne faydası var? Organize Sanayi için gerekli ro-ro limanı bile rafa kaldırıldı.
Bugüne kadar Beşikdüzü’nde neler oluyor diye soran olmadı. Olacak gibi de görünmüyor.